DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 24°C
Gök Gürültülü

YAZMIYORUM

07.07.2020

YAZMIYORUM

Tövbe falan etmedim ama siyasi içerikli yazı yazmıyorum. O kadar çürüdü ve o
kadar koktu ki biz yazın sanatının neferleri olarak edebe aykırı sözcükler
yazmaktan kaçınırız. Her ne zaman bir deniz yolculuğu anılarını kaleme alsak,
geminin güvertesinden rahatlıkla söz ederiz de geminin kıçı demekten utanırız,
ar duyarız.
Sadece siyaset mi çürüdü kokuştu. Kellemi koltuğuma alarak bir deli cesaretiyle
söylemek istiyorum ki; toplum olarak da çürüdük, kokuştuk.
İçinde yaşadığımız toplum hakkında laf söyleme cesaretini ben bulamasam da
içimdeki çocuk, bunu yüksek sesle haykırır.
Zaten ben yazı falan da yazmam. Hep içimdeki o filozof çocuk yazar.
Büyümeyen bir çocuk olarak en sevdiğim hikaye; “KRAL ÇIPLAK”
hikayesidir.
Zamanın birinde büyük bir krala terziler gelir ve kral hazretlerine şöyle der:
Sayın kralım bunlar öyle bir kumaş ki; kötü insanlar bu kumaşı göremez. İyi
insanlar görür. Böylece ülkedeki kötü insanları üç günde ayıklar imha edersiniz.
Ebedi olarak bu ülkede krallığınızı sürdürürsünüz.
Kral, vezirlerine seslenir.
Siz kumaşları görüyor musunuz;
Hepsi bir ağızdan “Evet Yüce kralım bunlar gerçekten çok güzel kumaş” derler.
Kral ikna olur. Dolandırıcı terziler makaslarıyla görünmeyen kumaştan kesip.
Krala elbise dikerler. Krala giydirirler. Gerek terziler gerekse vezirler ve diğer
saray erkanı, “Çok yaşa kralım ne kadar da çok yakıştı” deyip alkışlar.
Kral bütün ihtişamıyla halkın arasından geçer. Kısa zamanda halk bu olayı
duyduğu için “Çok yaşa kralım ne kadar da güzel yakışmış” diye haykırır.
Ama bir çocuk anasının kucağından sesini yükseltip var gücüyle haykırır.
– AAAAAA Kral çıplak! Çıplak Kral!

Dinimiz vicdan işidir. Şimdi dine göre siyaset yaparsak biz insanların hangisinin
dindar hangisinin dinsiz olduğunu nasıl ayıracağız. Bunun bir imkanı olsaydı o
masum çocuk da kralın üzerindeki elbiseleri görürdü elbet.
Türk büyüklerinden Nasreddin Hoca’nın zekasına hayranım. Bir güreş
müsabakasında Nasreddin Hoca galeyana gelerek sahaya fırlar ve baş pehlivana
meydan okur.
Baş pehlivan, geldiğinde bizim hoca zanneder ki süphan dağı önüne dikildi.
– Bak a oğul, der Nasreddin Hoca.
– Ben biraz senden yaşlıyım. Her ne kadar sana meydan okusam da,
ayağıma dalmayacaksın, kemerimden tutmayacaksın, der
“Peki! Babacığım!” der pehlivan. “Nerenden tutayım?”
– Vallahi evladım kafamdan bir karış yukarıdan tut da nereden tutarsan tut!

Sevgili okuyucularım gerekli mesajı almıştır.
Mutlu haftalar diliyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.