DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 15°C
Sağanak Yağışlı

TEKİRDAĞ’DA BİR PADİŞAH TÜRBESİ

20.08.2020

TEKİRDAĞ’DA BİR PADİŞAH TÜRBESİ
Başlığa bakıp da “Tekirdağ’da padişah türbesi mi varmış, hiç duymadık, bilmiyorduk” dediğinizi
duyar gibiyim. Evet, Tekirdağ’da bir padişah türbesi yok, Tekirdağ Osmanlı imparatorluğuna
başkentlik yapmış bir şehir de değil. Başkentlik yapmış Edirne ve İstanbul’un arasında geçiş
güzergahında bir şehir.
Tekirdağ’da bir padişah türbesi yok ama Tekirdağ ili sınırları içerisinde vefat etmiş, Hakka’a yürümüş
bir padişah var. Bundan ne yazık ki tarihe meraklı olanlarımız dışında birçok kimsenin haberdar
olmadığını düşünüyorum.
Osmanlı Devleti’nin 9. Padişahı Yavuz Sultan Selim Han, Batıya (Avrupa) gerçekleştirdiği sefer
sırasında 1520’de 21 Eylül’ü 22 Eylül’e bağlayan Cuma akşamı Osmanlı karargâhının bulunduğu
Muratlı ilçesine bağlı Yukarısırt köyü Ulaz mevkiinde şirpençe denilen hastalık sonucu vefat etmiştir.
Oğlu Kanuni Sultan Süleyman’ın Payitaht’a ulaşması için ölümü bir süre askerden gizlenmiş, bu süre
zarfında cesedinin bozulmaması için iç organları vefat ettiği Yukarısırt köyünde gömülmüş, naaşı ise
daha sonra İstanbul’da defnedilmiştir.
Yavuz Sultan Selimin vefat ettiği köy o günden beri Sırtköy adıyla anılmaktadır.
Yukarısırt köylüleri tarafından kullanılmakta olan Yavuz Sultan Selim Han’ın otağını kurduğu bu
alan, mahkeme kararıyla ormanlık alan ilan edilince Tekirdağ Orman İşletme Müdürlüğü tarafından
süratle ağaçlandırma çalışmalarına başlanılarak, hem köylülerin yetiştirdikleri ürünlerden
faydalanması, hem de Yavuz Sultan Selim’in  adının yaşatılması amacıyla Tekirdağ Orman İşletme
Müdürlüğü tarafından yaklaşık 120 dekarlık bir alanda hatıra ormanı kurulmuş.
Yavuz Selim Han Hatıra Ormanı tabelasını Tekirdağ Muratlı karayolu üzerinde Yeşilsırt ve Yukarısırt
köylerine giden yol ayrımında görebiliyoruz. Ne zamandır aklımda ve isteğimde olan bu alanı görmek
ve ziyaret etme isteğimi bugün gerçekleştirebildim nihayet. Ama ne yazık ki hayal kırıklığına
uğradığımı belirtmek isterim. Şöyle ki, vefat etmiş bir Osmanlı padişahının iç organlarının gömüldüğü
yerde bunu belirten küçük de olsa bir anıt, bir işaret, en azından bir bilgilendirme levhası gibi bir şey
görmeyi bekliyordum açıkçası. Ama Yukarısırt köyünden çıktığımızda yolda gördüğümüz bir
köylümüze sorarak ancak bulabildik burayı. Yolu da köyden sonrası stabilize, pek de iyi sayılmaz.
Alana geldiğimizde Yavuz Selim Han Hatıra Ormanı tabelasını görüyoruz, sadece o kadar.
Birkaç yıl Kosova’da yaşamış biri olarak, 1.Kosova savaşında, Priştine yakınlarındaki savaş alanında
şehit olmuş ilk Osmanlı padişahı olan Murad Hüdavendigar’ın iç organlarının gömüldüğü yere türbe
yapılmış ve oraya Meşhed-i Hüdavendigar Türbesi adıyla bir nevi mühür vurulmuştur. Her yıl Bursa
Osmangazi Belediyesi organizasyonuyla Sultan 1.Murad Hüdavendigarın şehit edildiği yerde anma
etkinlikleri düzenlenmektedir.
Aynı şekilde Yukarısırt köyündeki bu alanda da sadece bir hatıra ormanı ile Yavuz Sultan Selim Han
gibi 80 senede yapılabilecek işleri 8 yıllık padişahlık dönemine sığdırma başarısı göstermiş bu büyük
sultanı anmak, hatırlamak gerçekten çok yetersiz bence. Kosova’da Sultan Murad Hüdavendigar’ın
anısına yaptırılan türbe gibi burada da bir türbe yapılmış olsaydı ne güzel olurdu diye geçirdim
içimden. En azından buraya bir anıt mezar yapılabilir, başta Tekirdağ’lı hemşehrilerimiz olmak üzere
Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden insanların burayı ziyaret edebileceği, Tekirdağ’ımızın tarihi ve
kültürel tanıtımına büyük katkı sağlayacağını düşündüğüm tarihi cazibe mekanı haline getirilebilir.
Yıllar önce burada anıt yapılması için çalışmalara başlandığı, projeler hazırlandığı haberlerini kısa bir internet araştırması sonucunda gördüm ama bugün gördüğüm manzara bu çalışmaların, projelerin
sadece kağıt üstünde ya da niyetlerde kaldığını anlamama yetti maalesef.
Temennim ve bir vatandaş olarak yetkili kurum ve kuruluşlardan dileğim odur ki, tozlu raflarda ya da
çekmecelerde kalan bu projeler tekrar gün yüzüne çıkarılsın, hem büyük sultan Yavuz Selim Han’a
hem de Tekirdağ’a yakışır bir anıt ve çevre düzenlemesiyle burası vatandaşlarımızın ziyaret akınına
uğrayan bir yer haline getirilsin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.