12 Ekim 2026, 01:24:17
Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 23°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
23°C
Az Bulutlu
Pts 23°C
Sal 18°C
Çar 14°C
Per 15°C

SARAY YENİ PARTİDE SANCILI DOĞUM

11 Ekim 2026 10:23
A+
A-

SARAY YENİ PARTİDE SANCILI DOĞUM

Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralama iddiasıyla ortaya çıkan Yeni Parti, kuruluşunun ilk döneminde ülke genelinden dikkat çekici bir siyasi karşılık buluyor. Kamuoyu araştırmalarında farklı oranlar ortaya çıksa da, partinin kısa sürede oluşturduğu ilgi ve değişim beklentisi, Türk siyasetinde yeni bir seçmen hareketliliğinin oluştuğunu gösteriyor. Ancak yeni bir siyasi oluşumun başarısı yalnızca aldığı oy oranıyla değil, ortaya koyduğu siyasi kültür ve örgütlenme anlayışıyla ölçülür. Tamda bu noktada Saray’da ki gelişmeler dikkat çekiyor.

Yeni Partinin Saray’da ki örgütlenme süreci, kuruluş aşamasının doğal zorluklarının yanı sıra bazı beklenti ve tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kurucu ilçe yönetiminin belirlenmesinin ardından, partiye gönül veren farklı kesimlerde yönetimin oluşum biçimi temsil dengesi ve yerel beklentilerin ne ölçüde dikkate alındığı konusunda çeşitli değerlendirmeler ortaya çıkmış durumda. Burada tartışmanın kişiler üzerinden yürütülmesi, yeni oluşumun ihtiyaç duyduğu siyasi iklime katkı sağlamayacaktır.

Asıl tartışılması gereken, yeni bir partinin nasıl bir örgüt kültürü oluşturacağıdır. Çünkü yeni bir parti, yalnızca yeni isimlerden oluşan bir kadro değildir. Yeni Parti iddiası, aynı zamanda yeni bir siyaset yapma biçimini de gerektirir. Bu süreçte il başkanlığı ve il yönetimine de önemli sorumluluklar düşüyor. İl düzeyinde ki örgütlenmenin yalnızca teşkilatları hızlı biçimde oluşturmakla sınırlı kalması; ilçelerin kendi siyasi, sosyal ve örgütsel dinamiklerinin de dikkate alınması, yeni yapının geleceği açısından önem taşıyor.

Bu nedenle il yönetiminin önünde ki en önemli görevlerden biri, “Biz karar verdik, siz uygulayın” anlayışı yerine “birlikte karar verelim, birlikte büyüyelim” anlayışını hakim kılmaktır. Bir ilçede partiye emek vermeye, katkı sunmaya ve sorumluluk almaya hazır farklı kesimlerin kendilerini sürecin içerisinde hissetmeleri, kuruluş aşamasında büyük önem taşıyor. Bu nedenle önümüzde ki dönemde il başkanlığının önünde ki en önemli sınavlardan biri, merkez ile yerel arasında sağlıklı bir denge kurabilmek olacaktır.

Yeni Partinin Türkiye genelinde savunduğu değişim anlayışının, örgütlenme biçimine de yansıması bekleniyor. Sürecin bir başka önemli boyutunu ise Büyükşehir düzeyi oluşturuyor. Büyükşehir Belediye Başkanı ve Büyükşehir düzeyinde ki siyasi aktörlerin ilçelerde ki yeni örgütlenme süreçlerinde doğal olarak siyasi bir ağırlığı bulunuyor. Ancak bu ağırlığın, yerel iradenin yerine geçmekten ziyade yerel yapının güçlendirmesine katkı sunması, parti kültürünün sağlıklı gelişimi açısından daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Çünkü ilçelerin siyasi gerçekliğini, sosyal yapısını ve yerel dengelerini en iyi bilenler, o ilçede yaşayan ve yıllardır siyasi ve toplumsal hayatın içerisinde bulunan insanlardır. Bu nedenle güçlü bir örgütlenmenin yolu, merkezden yön vermekten çok yereli güçlendirmekten geçiyor. Kurucu yönetimler, yeni bir siyasi oluşumun ilk adımlarını atmak açısından gerekli olabilir. Ancak kurucu yapı ile partinin kalıcı örgüt yapısını birbirinden ayırmak gerekir. Asıl belirleyici olan, önümüzde ki süreçte parti üyelerinin özgür iradesiyle yapılacak seçimler olacaktır.

Bu nedenle bugünkü farklılıkların ve tartışmaların kalıcı bir ayrışmaya dönüşmesi yerine, ileride yapılacak demokratik seçimlerin doğal bir siyasi rekabet ortamı oluşturması daha sağlıklı olacaktır. Yeni Partinin Saray’da ( ülke genelinde) güçlü bir örgüt yapısına kavuşabilmesi için ihtiyaç duyulan şey, farklı görüşlerin birbirini dışlaması değil, ortak bir hedef etrafında buluşabilmesidir.

Saray’da yaşanan bu kuruluş sancısı yalnızca bir sorun olarak görmek doğru olmayabilir. Doğru yönetildiği takdirde bu sancı, daha güçlü ve daha demokratik bir örgütlenmenin başlangıcı olabilir. Bunun için önümüzde ki dönemde; “Liyakat, istişare, katılımcılık, seffaflık” ve üyelerin iradesine saygı temel ilkeler olmalıdır. Çünkü Türkiye genelinde “yeni siyaset” iddiasıyla ortaya çıkan bir siyasi hareketin, yerelde de bu iddiayı hissettirmesi gerekir. Saray’ın ihtiyacı kişisel hesaplaşmalar değil, ortak akıldır. Kişiler üzerinden yürütülen tartışmalar kısa vadede gündem yaratabilir; ancak kalıcı siyasi başarı farklı kesimleri aynı hedef etrafında buluşturabilmekle mümkündür.

Yeni Partinin Türkiye genelinde yakaladığı siyasi ilginin Saray’da da karşılık bulup bulamayacağını önümüzde ki dönem gösterecek. Kuruluş sancılarının kalıcı bir kırılmaya mı, yoksa daha katılımcı, daha liyakatli ve daha güçlü bir örgütlenmeye mi dönüşeceği ise başta il ve ilçe yönetimleri olmak üzere bütün siyasi aktörlerin yaklaşımına bağlı olacak. Sonuçta mesele herhangi bir kişinin, grubun veya yönetimin kazanması değildir. Asıl mesele, Saray’da Yeni Partinin güçlü, demokratik ve toplumla bütünleşmiş bir siyasi yapı haline gelip gelemeyeceğidir. Yeni bir parti için en büyük başarı, yalnızca yeni bir teşkilat kurmak değil; yeni bir siyaset kültürü oluşturabilmektir. Saray’da ki sancılı doğumun, böyle bir siyasi kültürünün başlangıcı olması dileğiyle.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.