DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 24°C
Gök Gürültülü

ÖĞRETMENİMİZ NURULLAH ÖZTÜRK’ÜN VEDASI

17.09.2020

ÖĞRETMENİMİZ NURULLAH ÖZTÜRK;ÜN VEDASI
Geçtiğimiz hafta 9 Eylül günü üzücü bir haber aldım. Çok sevdiğim ve değeri benim için
ölçülemeyecek derecede çok büyük olan İlkokul öğretmenimiz Nurullah ÖZTÜRK’ün yaklaşık iki yıldır
mücadele ettiği amansız hastalık sonucu vefat ettiğini üzüntü içerisinde öğrendim. Bu yüzden bu
haftaki yazımı saygıdeğer öğretmenimize bir VEDA ve VEFA düşüncesiyle kaleme alıp sizlerle de
paylaşmak istedim.
Hepimiz biliriz ki öğretmenlik mesleği en kutsal mesleklerden biridir, hatta birincisidir. Herkes
çocuklarının iyi bir öğretmenden eğitim ve öğretim görmesini ister ve bunun için çabalar, özellikle de
ilkokul için. İyi bir okul ve öğretmenden eğitim ve öğretim görme imkanına sahip olanlar şanslı kabul
edilir. İşte ben ve benimle birlikte 1982-1987 yılları arasında Tekirdağ Fevzi Çakmak İlkokulu;nda 5
sene boyunca F şubesinde Nurullah Öztürk öğretmenimizin kanatları altında eğitim ve öğretim görme
bahtiyarlığına sahip olan sınıf arkadaşlarım bu şanslı çocuklar arasında olduğumuzu yıllar sonra daha
iyi anladık.
Öğretmenlik mesleğini gerçekten seven, işini hakkıyla yapan gerçek bir eğitim kahramanıydı sevgili
öğretmenimiz. Kendi adıma söyleyeyim, bugün kendi çapımda düzenli olarak okumaya ve yazmaya
çalışan biriysem bunun mimarı Nurullah öğretmenimdir. Yanlış hatırlamıyorsam ilkokul 4. ya da
5.sınıftayken onun önerisi ve yönlendirmesi ile sınıfımıza günlük bir gazete alıp okumaya başlamıştık.
Yine ilkokul 3.sınıftan itibaren Tekirdağ Namık Kemal İl Halk Kütüphanesi;ne üye olarak düzenli kitap
temin edip okuma alışkanlığı kazanma temelleri yine onun sayesinde olmuştur. Psikologlar boşuna
demiyorlar “ çocukluğuna inmek lazım” diye. Çocukluğumuza inip baktığımızda gazete ve kitap okuma
alışkanlığı kazanmamızda ve bu sayede elde ettiğimiz bilgi ve kültür birikimimizde, sahip olduğumuz
sosyal ilişkilerde ilkokulda öğretmenimizin bize ilmek ilmek işlediği kalıcı izleri görmekteyiz.
İlkokul sonrası hayatın doğal akışında 5/F sınıfının öğrencileri olarak bazılarımız ortaokul, lise,
üniversite zincirinde eğitim hayatı, bazılarımız da sanayide çıraklıkla başlayıp kalfalıkla devam eden ve
ustalıkla taçlanan zanaat ve ticaret hayatı koşuşturmasında doğal olarak öğretmenimiz ve sınıf
arkadaşlarımızla çok fazla görüşme imkanına sahip olamadık. Benim gibi okul ve iş hayatı nedeniyle
uzun yıllar Tekirdağ dışında yaşayan arkadaşlarımız da olduğu için ilkokul sonrası birbirimizle yüzyüze
görüşme imkanımız nadiren oldu. En organize ve katılımı yüksek buluşmamızı 2017 yılında 24 Kasım
öğretmenler gününde gerçekleştirdik. Öğretmenimizin de onurlandırdığı bu buluşmaya 1987 yılındaki
mezuniyetimize atfen “30. Yıl Buluşması” adını verdik. 30 yıl sonra tekrar öğretmenimiz ve
arkadaşlarımızla bir araya gelerek hasret giderdiğimiz, o güzel anılarımızı yad ettiğimiz bu
buluşmadan hepimiz mutlu olduk ve büyük keyif aldık. Bu güzel ve anlamlı buluşmanın fazla ara
vermeden tekrarlanması dilek ve temennileriyle ayrıldık.
Sonrasında öğretmenimizin rahatsızlığı, arkasından pandemi süreci derken ne yazık ki bir daha bu
şekilde bir buluşma gerçekleştiremedik. Geçen sene 10-15 dakika kadar kendisiyle görüşebilme
şansım oldu, hastalığı ve geçirdiği ameliyat sonrası oldukça zayıflamıştı ama moral olarak iyi
durumdaydı. Kısa süreli sohbetimizde hem eski günleri yad ettik hem de biraz dertleştik. “İyiyim, daha
da iyi olacağım, iyileşeceğim” sözlerine canı gönülden amin dedim. Maalesef ki, bu görüşmemizin,
öğretmenimle son görüşmemiz olduğunu bilemeden en kısa zamanda yine öğretmenimizin
katılımıyla arkadaşlarımızla birlikte buluşma temennilerimizle vedalaştık. Ama ne yazık ki, bu istek ve
temennimiz gerçekleşemeden öğretmenimizin bu dünyaya, ailesine, onu çok seven ve saygı duyan
biz öğrencilerine ve tüm sevdiklerine veda ettiği haberini aldık.
Öğretmenimizin bize kazandırdığı değerleri, çocukluğumuzdan bugünümüze hayatımızdaki önemini
anlatmaya ne benim kabiliyetim ne de bu köşe yeterli olur. Onu her zaman çok büyük bir saygı,

minnet ve rahmetle anacağız. Bu vesileyle bir kez daha merhum Nurullah Öztürk hocamıza Allah’tan
rahmet, kederli ailesine, biz öğrencilerine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum.
Seni çok özleyeceğiz, mekânın cennet olsun sevgili öğretmenim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.