Dolar 32,8213
Euro 35,1529
Altın 2.446,67
BİST 10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 30°C
Açık
Tekirdağ
30°C
Açık
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 30°C

KAHVEHANELER VE KÜTÜPHANELER

KAHVEHANELER VE KÜTÜPHANELER
Geçen hafta sonu Cumartesi günü yakın zamanda açılışı yapılan Tekirdağ Millet Bahçesi tesislerinde Süleymanpaşa Belediyesi ve Atatürk Gönüllüleri Kütüphane Oluşumu Platformu işbirliğiyle “Yazar Mehmet Serez Kütüphanesi” açılışı gerçekleşti. Hayata geçirilen her bir kütüphane projesini çok değerli buluyor ve gönülden destekliyorum. Tekirdağ’ımıza, Süleymanpaşa’mıza kazandırılan bu en yeni kütüphane için başta Atatürk Gönüllüleri Kütüphane Oluşumu Proje Koordinatörü Şerif Dursun olmak üzere emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür etmek istiyorum ve kutluyorum.
Her yeni açılan kütüphane heyecan ve mutluluk veriyor. Dileğimiz kütüphanelerin sayısı, ziyaretçisi, üyesi ve okuru çok olsun. Çünkü toplum olarak bizim gerçekten de kitaplara ve okumaya çok ihtiyacımız var. Gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda gerek basılan kitap sayısı, gerek kişi başına düşen kitap sayısı, gerek kitap okumaya ayırdığımız zaman ve gerekse de kütüphane sayısı olarak ne yazık ki durumumuz hiç de iç acıcı değil.
Diğer tarafta eskiden “kıraathane yani okuma evi” denilen ama pek de kitap okunduğuna şahit olamadığımız kahvehane sayısına baktığımızda ülkemiz tam bir kahvehane cenneti demek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Farklı kaynaklarda yer alan istatistiki bilgilere göre üç aşağı beş yukarı Türkiye’deki kahvehane sayısı 700 bin civarında. Halk kütüphanesi sayısı da 1400 civarında. Rakamlar fazla yoruma gerek bıraktırmayacak şekilde durumu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor zaten.
Türkiye genelinden Tekirdağ özeline bakalım istiyorum biraz da. Tekirdağ merkezde, büyükşehir olduktan sonraki yeni statüsü ve adıyla Süleymanpaşa ilçemizde de hatırı sayılır bir kahvehane mevcut.
Resmi bir sayı alabilmek amacıyla Tekirdağ Kahveciler ve Büfeciler Odası’nı telefonla aradım. Bana verilen cevapta köyler hariç Tekirdağ merkezde, yani Süleymanpaşa’daki kahvehane sayısı 250 civarında olduğu şeklinde.
Özellikle bazı mahallelerimizde bu sayı oldukça fazla. Çocukluğumu doyasıya yaşadığım, her bir sokağında çocukluğumun o güzel günlerine ait hatıralarım olan Çınarlı mahallemiz de kahvehane bakımından oldukça zengin bir mahalle. Bizzat saymaya çalıştım, belki birkaç eksik veya fazla olabilir ama bir bilgi ve fikir vermesi açısından Çınarlı mahallemizin üç büyük caddesindeki kahvehane sayısını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Köprübaşı mevkiinden Çınarlı Tepe olarak bilinen konuma giden yaklaşık 1,5-2 km’lik Çınarlı caddesinde 25 tane, Tepe Değirmenler caddesinde 15 tane, Köprübaşı mevkiinden Papazçeşme mevkiine giden Şehit Osman caddesinde 10 tane olmak üzere toplam 50 tane kahvehane var. Ara sokaklarda bulunanlar bu sayıya dâhil değil. Çocukluğumuzda cadde boyunca yan yana sıralanan kahvehanelerin arasında genelde bakkal dükkânları ve berberler vardı. Şimdilerde bakkallar yerini marketlere bıraktığı için bu görevi berberler devam ettirmeye çalışıyorlar. “Bu kadar çok kahvehane var ama ya müşteri durumu nedir?” diye soracak olursanız, gördüğümüz kadarıyla o konuda hiç sıkıntı çekmiyorlar diyebiliriz.
Mahalleden çocukluk arkadaşlarımla bir sohbetimiz esnasında Çınarlı mahallemizdeki kahvehane çokluğu ile ilgili konuşurken bir arkadaşım yaşadığı bir anıyı anlattı. Yıllar önce arkadaşımın il dışından bir akrabası ilk defa Tekirdağ’a gelmiş. Eve giderlerken Çınarlı caddesindeki kahvehanelerin çokluğu misafirinin dikkatini çekmiş ve arkadaşıma “Burada ne kadar da çok kahvehane var” diye şaşkınlığını dile getirmiş. Biraz muzip olan arkadaşım da fırsat bu fırsat deyip “Bizim burada belediye inşaat ruhsatı verirken binaların altında kahvehane olması şartını koyuyor” diye cevap verince misafiri gördükleriyle bu cevap bağdaştığı için doğal olarak inanmış.
Yazımın sonuna doğru gelirken şunu da belirtmek isterim ki her ne kadar benim nadiren de olsa arkadaşlarımla buluşup çay eşliğinde sohbet ettiğimiz zamanlar dışında kahvehane kültürüm ve alışkanlığım olmasa da kahvehanelere düşman da değilim. Sonuçta bu da bir arz talep meselesi ve bu işten ekmeğini kazanan, kahvehaneyi ihtiyaç olarak gören, burada kendince sosyalleşen, vakit geçirmeyi seven hemşehrilerimiz var ve herkesin tercihine saygı duyuyorum. Ancak bu kadar çok kahvehane varken ve hepsi de dolu iken kütüphane sayısının ve okuma oranımızın da buna kıyasla çok düşük seviyelerde olmasına da üzülüyorum açıkçası.
Evet, kahvehaneler ve orada geçirilen (veya öldürülen) vakitler bir ihtiyaç olabilir ama bizim toplum olarak kitaplarla ve kütüphanelerde daha fazla vakit geçirmemiz gerekir diye düşünüyorum ve bu yazımı da bu düşüncemin bir ifadesi olarak kaleme alıp sizlerle paylaşmak istedim.
DAVET: Siz değerli okurlarımızı ve tüm hemşehrilerimizi 13-15 Haziran 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan 58. Uluslararası Tekirdağ Kiraz Festivali etkinlikleri çerçevesinde Festival alanında kurulacak Kültür Çadırında Tekirdağlı yazar ve şairlerin üç gün boyunca okuyucularla buluşacağı imza günü etkinliğine katılarak, yazdıkları kitaplarla şehrimize değer katmaya gayret eden şair ve yazarlarımıza destek olmaya davet etmek istiyorum.
Ben de 13 Haziran Perşembe günü, yani Festivalin ilk günü saat 17.50- 19.10 saatleri arasında Kiraz Festivali Kültür Çadırında “Sevda Hüzmeleri” adlı şiir kitabımı sizler için imzalamak ve sohbet etmek üzere bekliyor olacağım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.