DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 12°C
Çok Bulutlu

FEDAKAR ANNE

08.11.2020

On belkide onbir yaşlarındaydım o zamanlar.O sene kış başka bir çetin geçiyordu.Babam öldüğünden beri eve doğru düzgün, odun kömür alamadığımızdan dolayı,evimiz hep buz gibi olurdu.Battaniyelerle ısıtmaya çalışırdı bizi annem…

Sırf evde o soğuğu çekmemek için, gürül gürül sobası yanan, sıcacık sınıfımı bırakıp okuldan eve dönmek istemezdim.Elimizde, avucumuzda pek bir şey kalmadığını da hissetmeye başlamıştım son zamanlarda. Çünkü ne zaman sofra kurulsa annem,bir parça bayat ekmek koyardı önümüze… O soğuk havada kaskatı kesilmiş ekmek boğazımızdan geçmezken, her defasında anneme neden yemediğini sorduğumda,”ben siz gelmeden yedim kuzum-” demesi hala hiç aklımdan çıkmıyor…

O günlerde pek bir halsizleştiğini ve fazlasıyla düşünceli tavırlarını fark edip sorsam da,”sen çocuksun anlamazsın” deyip yanaklarıma öpücük kondurması o buz gibi evde yüreğimi ısıtıverirdi…

Yine bir gün akşam yemeği vakti çok düşünceli görmüştüm annemi.Küçük kardeşim fazlasıyla acıkmış olacak ki ağlamaya başlamıştı…Bende karnımın acıktığını söyleyecek oldum,sendeleyerek kalktı oturduğu yerden.Beklememizi söyleyip,sokağa attı kendini. Köyün çamurlu yollarında nereye gideceğine karar veremez halini gördüğümde camdan bakarken, o çocuk aklımla anlam verememiştim.Yarım saat kadar sonra ise elinde yine bir parça bayat ekmekle geldiğinde,yüzümüz düşmüştü…

Artık boğazımdan geçmediğini hissettim kuru ekmeğin.Her bir parçayı ısırdığımda, annem önümüzdeki tastan su içiriyordu ikimize de.-“Sen neden yemiyorsun? -” diye soracak oldum. Her zamankinden daha kısık bir sesle, – “Ben siz gelmeden yedim kuzum” dedi.O akşam yüzünün fazlasıyla solgun olduğunu hissettim.Gözlerini açamıyordu adeta.

Kardeşimi ve beni sarıp sarmalayıp,olanca battaniyeyi de üzerimize örttü,ayazı fazlasıyla hisetttiğimiz o gece.Sabah uyandığımızda, annemi ne kadar uyandırmaya çalışsam da annem hiç haraket etmedi.Yarım saat sonra uyanmadığını görünce komşumuz Melahat teyzeyi çağırmıştım.Mahallenin kadınları bizi kucaklayıp evden çıkarırlarken de ağladıklarını görmüştüm…

Ve o gün annemin açlıktan öldüğünü öğrendim.Komşu kadınların, “-Çok gururlu kadındı.İhtiyacım var deyip birşey istemezdi. Geçen akşamda bana geldi.Bir parça bayat ekmeğin var mı? Köfte harcı yapacağım” diye fısıldaştıklarını duymuş, annemin onlardan bayat ekmek isteğini anlamıştım.Ve o bayat ekmeklerle bizi hayatta tutabilmek için, bize o ekmeği yedirebilmek için kendisi bir lokma bile yememişti. Büyük bir fedakarlık yaparak, açlıktan ölmüştü canım annem…Şimdi elli yaşındayım ve yediğim hiçbir yemeğin beni o bayat ekmek kadar doyurduğunu hatırlamıyorum…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.