19 Temmuz 2026, 05:38:26
Dolar 47,1623
Euro 53,9803
Altın 6.093,03
BİST 13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 28°C
Parçalı Bulutlu
Tekirdağ
28°C
Parçalı Bulutlu
Cts 30°C
Paz 29°C
Pts 29°C
Sal 31°C

YAZIK MI BİZE ?

Yazık mı Bize?

Bir zamanlar atasözlerimizle övünürdük.
“Bizim milletin sözü altın gibidir” derdik…
Oysa bir baktık ki, o altın sözler zamanla pas tutmuş.
Kimi çarpıtılmış, kimi menfaate göre eğilip bükülmüş.
Bugün dönüp baktığımda, toplum olarak kendi çürümemizi kendi sözlerimizle meşrulaştırmışız.

“Bal tutan parmağını yalar” dedik, hırsızlığı sevimli gösterdik.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” dedik, devleti soymayı akıllılık sandık.
“Yemeyenin malını yerler” dedik, dolandırıcılığı hak gibi gördük.
“At binenin, kılıç kuşananın” dedik, gaspı kahramanlıkla süsledik.
“Kol kırılır yen içinde kalır” dedik, tacizi, istismarı sessizlikle örttük.
“Söz gümüşse sükût altındır” dedik, susarak yalancıya alan açtık.
“Komşuda pişer bize de düşer” dedik, hazırcılığı öğüt gibi anlattık.
“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” dedik, menfaatin adını dostluk koyduk.
“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” dedik, yalanı kural haline getirdik.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedik, bencilliği yaşam biçimi yaptık.
“Üzümünü ye bağını sorma” dedik, harama göz yumduk.
“Köprüden geçene kadar ayıya dayı de” dedik, kurnazlığı akıl, ikiyüzlülüğü strateji sandık.

Ve sonra da oturduk, “Toplum neden bozuldu?” diye sorduk.
Oysa cevabı çoktan bellemiştik.
Biz bozduk…
Biz, sözün özünü çarpıtarak ahlakın omurgasını kırdık.

Kültür, gelenek, örf…
Bunlar sadece geçmişin yadigârı değil; toplumun yazılı olmayan hukuk kurallarıdır.
Onlar çökerse, adalet de çürür, vicdan da.
Hasta tavuktan sağlıklı yumurta çıkmaz; bozulmuş toplumdan erdem doğmaz.

Belki de en acısı şu:
Bu çürümeyi normalleştirdik.
Artık kimse “yazık bize” bile demiyor.

Oysa bir toplumun kurtuluşu, önce aynaya bakmasıyla başlar.
Bizim aynada gördüğümüz yansıma hoşumuza gitmiyorsa,
demek ki hâlâ umut var…
Çünkü fark eden, düzeltebilir.

Ama sormadan edemiyorum:
Yazık mı bize, yoksa biz mi yazığız kendimize?..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.