SAYGI ÇÖKÜNCE EĞİTİM ÇÖKER
Bir kaç gün önce Ankara’da bir lisede, öğrencilerin sınıfta öğretmenleriyle arsız bir şekilde dalga geçtikleri videoyu sosyal medyada üzülerek izledik.
Üzüntümüz ve endişemiz hem geleceğimizin emaneti olarak gördüğümüz çocuklarımızın korkutan bu duygusuz, düşüncesiz, edepsiz davranışları, hem de öğretmenlerimizin bu durumlarla başa çıkmakta zorlandıkları -çoğu zaman çıkamadakları- çaresizlikleriydi.
Bu çaresizliğin bir çok nedeni ve müsebbibi var. Kamuoyunda bu nedenler ve sebep olanlar zaten bu tarz nahoş olaylar ve görüntüler sonrası fazlasıyla konuşuluyor ve tartışılıyor. Ama sadece konuşuluyor maalesef, bunları önlemeye yönelik somut adımlar ne yazık ki bir türlü atılamıyor.
Bu görüntülerle ilgili kişisel gelişim uzmanı Canten Kaya’nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu durumun röntgenini çeken gerçekten önemli tespitler yer alıyor. Hocamızın kelimesi kelimesine katıldığım önemli tespit ve önerilerini bu yazı vesilesiyle sizlere de aynen aktarmak istiyorum:
“ÖĞRETMENİYLE DALGA GEÇEN ÇOCUK…
Aslında Kimin Aynasıdır?
Bir çocuk öğretmenine saygı duymuyorsa, bu sadece bir davranış bozukluğu değil; “bir toplum alarmı”dır.
Bugün bu davranışı “şaka” diye izlersek, yarın yetişkin olduğunda bu çocuklardan sağlam bir ülke bekleyemeyiz.
Öğretmeniyle dalga geçip bunu paylaşan bir çocuk gördüğümüzde, sadece bir “yaramazlık” değil, “toplumsal bir röntgen” görüyoruz aslında.
Bu röntgen yedi (7) acı gerçeği gösteriyor:
- SAYGI ÇÖKÜNCE EĞİTİM ÇÖKER
Bir öğretmenle dalga geçmek, sadece bir kişiye değil, eğitimin kendisine saldırıdır. Saygı yoksa öğrenme olmaz; öğrenme yoksa gelecek kurulamaz.
- EMPATİ (OLGUNLUK) EKSİKLİĞİ
“Yapıyorum Ama Sonucu Ne?” Düşüncesi Yok
Çocuklar anlık eğlence uğruna karşı tarafın duygusunu, yaşını, emeğini hesaba katmıyor. Bu, empati eksikliğinin en somut göstergesi. Empati eksikliği, anlık eğlence uğruna her şeyi yok saydırır.
- AİLEDE BAŞLAYAN BOŞLUK
Rehberlik Yerini “Bırak Yapsın”a Bıraktı
Çocuk, ekran karşısında büyüyor, karakteri sosyal medya alkışıyla şekilleniyor. Anne baba sınır koymayınca, çocuk da sınır tanımıyor.
Ailede “bırak yapsın”cılık, sınır tanımayan bir nesil yetiştirir.
- EĞİTİMDE DİSİPLİN KALMADI
Artık öğretmen, saygı duyulan bir rehber değil; eleştirilen, küçümsenen bir “karakter” haline geliyor.
Öğretmen “içerik malzemesi” değil, saygı duyulan bir rehber olmalı.
- SOSYAL MEDYA KÜLTÜRÜ
Görülmek Öğrenmekten Önemli
Çocuk için başarı değil, viral olmak ödül haline geldi. Okullarda gençlerin derdi artık öğrenmek değil; eğlenmek, dikkat çekmek ve zamanı tüketmek. Sosyal medyada “görülmek”, “öğrenmek”ten daha değerli hale geldi.
- SORUMLULUK DUYGUSU YOKSA GELECEK DE YOKTUR
Bugün öğretmeniyle dalga geçen çocuk, yarın işine, toplumuna, ülkesine sahip çıkabilir mi?
Sorumluluk bilinci gelişmemiş bir nesil, hiçbir ülkenin kaldıramayacağı bir yük oluşturur. Bugün sorumluluk duygusu aşılanmayan çocuk, yarın ülkesine sahip çıkamaz.
- BU SADECE ÇOCUKLARIN SUÇU DEĞİL
Hem Aile Hem Eğitim Sistemi Uyanmalı
Aile: Kuralsız büyüyen çocuk, başkasına saygı duymayı bilmez.
Okul: Otorite yoksa, eğitim yoktur. Öğretmen korunmadan disiplin kurulamaz.
Toplum: Bugün sessiz kalırsak, yarın geç olabilir.
Bu hepimizin ortak sınavı ve derdidir.
Peki bu röntgenden sonra ne yapmalıyız?
İşte, ders niteliğinde üç öneri:
- AİLE olarak: Değerleri anlatarak değil, yaşayarak öğretin. Ekran değil, göz teması kurun.
- SİSTEM olarak: Öğretmeni koruyan, onu güçlendiren net kurallar koyun. Otoriteyi değil, saygınlığı tesis edin.
- TOPLUM olarak: Öğretmeni yalnız bırakmayın. Ona verdiğimiz değer, geleceğe yaptığımız en büyük yatırımdır.
Son ve en önemli soru:
Sizce sorun nerede başlıyor?
Ailede mi? Okulda mı? Sosyal medyada mı?”
Evet değerli okurlarımız, kişisel gelişim uzmanı Canten Kaya hocamızın önemli ve faydalı bulduğum bu paylaşımını köşe yazısına dönüştürerek sizlerle de paylaşmak istedim ki çocuklarımızı, gençlerimizi, daha doğrusu geleceğimizi ilgilendiren ve tehdit eden bu ciddi mesele gündemde daha fazla yer bulsun, sorunlar yetkililerce dikkate alınsın ve bir çözüm bulunabilsin.