DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 13°C
Parçalı Bulutlu

RAMAZAN AYINDA BESLENME

23.04.2020

Ramazan ayı ile birlikte Müslüman aleminin dini vecibelerini yerine getirmek üzere tutulan oruç ile beslenme düzeni tamamen değişmektedir.

3 ana 3 ara öğün beslenen bireylerin, 2 ana öğün şekilde beslenmeleri ve hamur işi, kızartma, tatlı derken porsiyon kontrolünü epey kaçırmayla son bulup, istemsiz kilolar alınması mümkündür.

Bireylerin beslenmelerinde, günlük ihtiyaçları Ramazan ayında da değişmemektedir. Kişinin alması gereken karbonhidrat, protein ve yağ ihtiyacı Ramazan öncesi olduğu gibi devam etmektedir. Ramazan ayında beslenmenin en önemli kuralı sahur öğününü atlamamaktır. Sahur öğününün atlanması durumunda, kan şekeri düzeyi daha erken düşecek ve gün boyu halsizlikle birlikte günün daha verimsiz geçmesi sorunu görülecektir. 12 saatlik açlığı, vücut 18 saat olarak gördüğünden, sahur öğünü atlanıp, yemek yiyip yatıldığında bu problemlerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

Sahurda protein deposu yumurta, süt ve peynir gibi süt ürünlerinin tüketimi mutlaka sağlanmalıdır. Yumurta, anne sütünden sonra vücuda en yararlı besindir. Tokluk üzerine yapılan araştırmalar, yumurtanın 36 saate kadar vücutta tokluk hissi sağladığını göstermiştir. Yine süt ve süt ürünleri tüketimi içeriğindeki kompleks karbonhidrat ve proteinden dolayı kan şekerinizi dengeleyecektir. Tam buğday ekmeği ve cevizde sahurda sofranızda olması gereken besinler arasındadır. Sahur öğününde yağlı ve ağır yemekler yendiği takdirde metabolizma hızı yavaşlayacak ve besinler yağa dönüşecektir.

İftarda ise; Ramazan ayı, bolluk ve bereket ayı olması sebebiyle midir bilinmez, saraylara yakışır sofralar kurulur.Öncelikle gözümüzün doymasını isteriz ki uzun saatler tutulan oruçları, keyifle açabilelim. Kan şekeri en alt seviyelerde seyrettiğinden, tüm besinleri yeme umuduyla sofraya oturulmaktadır. En sık yapılan hata ise, kısa sürede tüm besinleri yemeye çalışmaktır. Beyin “doyuyorum” emrini 15. Dakikadan sonra yollamaktadır. Bu noktada en önemli püf nokta 15 dakika içerisinde mümkün oldukça az besin tüketmeye çalışmaktır.

İftarda az yağı az çorba ve salata ile başlanmalı, ardından 10 dakika kadar ara verilmelidir. Bu sürede beyin doymaya başladığının sinyalini vermeye başlayacaktır. Verilen 10 dakikalık aranın ardından kişiye özel beslenme programınızdaki et, sebze veya kurubaklagil yemeğinden ihtiyacınız kadar tüketmelisiniz. Bu noktada unutmamanız gereken 100 kilogram bireyle, 60 kilogram bireylerin ihtiyaçlarının aynı olmaması. Tam buğday ekmeği de iftar soframızdaki yerini almalıdır. İftarda mutlaka yoğurt tüketmeli ve iftardan sonraki ara öğününüzde 1 maden suyu ile birlikte ayran/yoğurt veya süt tüketimi gün içerisinde kaybedilen vitamin ve minerallerin, iftar sonrası yerine konulması açısından son derece önemlidir. Yatmadan en geç 1 buçuk saat önce 1 porsiyon meyve tüketerek günlük beslenmenizi noktalamanız gerekmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.