DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 15°C
Parçalı Bulutlu

LAİKLİK ELDEN GİDERSE

07.10.2021

LAİKLİK ELDEN GİDERSE

Çok eski dönemlerde daha bir çocuk iken bendeniz, laikliğin tanımını sadece din
ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak bilirdim. Sanki ülkece hepimiz
yanıldık. Oysa Atamızın ve Cumhuriyetimizin en önemli ilkesi olan laiklik,
Cumhuriyet kurumlarını birbirine bağlayan bir zincirdir. Eski bir kazağın
üzerinden bir ip çıkar dışarı, bu ipi koparmaya çalışırız. Bu laiklik olsun. İp bir
türlü kopmaz ama çektikçe gelmeye başlar. Önce kazağın yarısı gider sonra
kolları ve boynu yok olur bir de bakarız eski kazak elimizde kocaman devasa bir
yumak olmuştur. Diyebilirim ki laiklik, Cumhuriyet rejiminin tamamıdır
aslında. Onu çıkarırsak geriye ne devlet kalır ne rejim ne de vatan.
Nasıl olduğunu dilimin döndüğü kadar anlatayım. Diyelim ki “Devletin Dini
İslamdır” diye bir madde koyduk anayasaya. Öyle ya canım yüzde
doksandokuzu müslüman olan ülkede laiklik de nedir? Dedik ve koyduk. Sonrda
devlet başkanımız Türkiye sünni müslümandır dedi. Dahası ordumuz sunnidir
dedi. Bakın şimdi neler olacak?
Orduda yükselmesi gereken subaylar olacak ve bunlar araştırılacak. Hangisi
aptesinde namazında, hangisi sunni diye. ordudaki başarısına, dürüstlüğüne
kahramanlığına asla bakılmayacak. Sadece sunni mi değil mi? Burada liyakati
kaybediyoruz. Zamanla kirli işlere bulaşmış birisi olsa da tövbe edip namaz
kılan ve iktidara da sorun çıkarmayan yeteneksiz bir adamı genel kurmay
başkanlığına kadar yükseltebiliriz. Ama bunu yapmak için hukuk sistemini de
yok etmemiz lazım. Hukuk mevta olurken anayasamızın eşitlik ilkesi zaten çöpe
gider.
Diğer taraftan ülkenin önde gelen tarikatları, biz ne güne duruyoruz bize
hiç birşey sormuyorsunuz der mi der. Onlar da katılır yönetime. Artık bir işe
girebilmek için sadece iktidar partisine mensup olmak yetmez. O tarikatın da bir
müridi olmak gerekir. Bu tür ilişkilerde devlet otomatik olarak parti devletine
döner iken parti devleti olmaktan da çıkıp bir tarikat devletine dönüşür.
Diyelim yoksul bir çocuk önemli bir sınavı kazandı ancak ailesi tarikatın hoşuna
gitmezse çocuk elenir ve geri zekalı birisi onun yerine okur bir yerlerde. Gitti mi
sana sosyal devlet. O da gitti.
Bir geri zekalı şeyh ortaya çıkıp bu milletten adam olmaz eğer dört beş milyon
arap alırsak bu millet istediğimiz yola girer diye bir düşünce beyan eder ve
uygulanırsa bu kez de Bu Türk Milletinin çekirdeği GDO lu bir hale dönüşür.
Velhasılı kelam Çanakkale’den bu yana büyük savaşlar sonucu sahip
olduğumuz millet de bozulur ve yüz sene toparlanamaz.

Laiklik giderse önce liyakat sonra hukuk, sonrası sosyal devlet ve dahası eşitlik
gitse ne ala. Ne ülke kalır elimizde ne vatan ve ne de millet.
Cengiz Han’ın çok sevdiğim bir vecizesi vardır:
“Bir çivi bir nalı düşürür, bir nal düşerse bir at düşer. Bir at düşerse bir yiğit
düşer. Bir yiğit düşerse bir ordu bozulur.” Kalanını ben devam edeyim. Ordu
giderse ne devlet kalır geriye ne de devlet ve dahi ne de millet.
Üstelik laiklik çividen çok daha üstün bir kavramdır. Gerisini sizler hesap edin.
Söylemlerinde din üste çıkan partilere gönül veren dostlarıma diyorum ki bu
laiklik konusunu iyi düşünün. Bir kez daha düşünün. Laiklik içinde din özgürce
yaşar ama bir tarikat devleti içinde hiç bir inanç barınamaz.
Saygılarımla.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.