DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 13°C
Parçalı Bulutlu

KAYBOLAN İNSANLIK

11.06.2020

İnsanın zaman içindeki yolculuğu; dün, bugün ve yarın çizgisinde süregelmektedir. Kitabî
dinlerin nerede ise ortak sayılabilicek yaradılış öyküsünde; hayat dediğimiz fani yaşam, Adem
ile Havva’nın yasak meyveyi yiyerek cennetten kovulması ile başlar. Bunca hastalık, bunca
ölüm, bunca açlıktan kırılan kıtalar, hepsi bir elma yüzünden mi?
Yaşamı kolaylaştırmak için insanoğlu ateşi bulup ısındı. Tekerleği bulup uzakları yakın etti.
Lakin tekerlek hasretleri de yarattı. Trenler, vapurlar, uçaklar, otobüsler kalkarken mendil
salladık. Uzak diyarlar ne Çin ne de Afrika kıtasıydı. Uzaklar, yüreklerimiz oldu.
Yine yaşamı kolaylaştırmak için demiri buldu ademoğlu. Ah o demir çağı, tarihin en karanlık
dönemleridir. Milyonlarca insan öldürüldü. Bugün hala o çelik silahlar dünyayı kan gölüne
çevirmekte.
Yunanlılar, aşk işlerini Eros’a yüklediler. Eros, kimi aşık etmek istiyorsa fırlattı oklarını.
Lakin yorulmuş olmalı ki; karmakarışık veya saçma sapan oklar atmaya başladı. Bugünlerde
sosyal medyanın ortak aklı, bir deyim bile buldu. İlişki durumu karmaşık.
Pusulayı bulduk yönümüzü şaşırdık. Yarattığımız silahlarla önce hayvanları avladık sonra
birbirimizi. Ve bu modern bilişim çağında bile toplumların vazgeçemediği bir yaşam biçimi
oldu öldürmek.
Bilim adamları, insanlara enerji sağlamak için atomu icat etti. Ancak Hiroşima ve Nagazaki
kentlerinde yüzbinlerce sivilin ölümü için kullanıldı.
Bu pişmanlıkla Einstein, şu şekilde bir günah çıkardı:
“Atomu parçaladık ama insan önyargılarını parçalamak nerede ise imkansız.”
Aç gözlü ve doyumsuz adem oğlu bir elma ile kalmadı. Bir birini yedi, canavarlaştı.
Parayı buldu Lidyalı. Keşke bulmaz olaydı. Günümüz dünyasının nerede ise tanrısı oldu.
Lazer, cep telefonu, bilgisayar gibi yüzlerce buluşu saymak sıralamak imkansız gibi. Ama
günümüzde yapılanlar, bugüne kadar yapılan icatları çok masum bırakıyor. Tüm canlıların
tohumlarıyla ve insanın genetiğiyle oynuyorlar. Milyarlarca dünya insanı üzerinde deney
yapıyorlar. Domuz gribi, Sarz, Korona ve daha bilmediklerimiz… Zengin kartellerin tüm
amacı; insanı tamamen bir tüketim kölesine dönüştürmek.
Rengi, ırkı, cinsiyeti, inancı ne olursa olsun yaşamak dünyaya gelen her insanın kutsal bir
hakkıdır.

Önce suyu elimizden aldılar. Şişelere koyup sattılar yine bize. Dokunulmadık gıda kalmadı.
Yeni çağın kobayları biz insanlar olduk. Yavaş yavaş doğayı elimizden aldılar. Yeşil ağaca,
berrak akan bir ırmağa, mavi gökyüzüne hasret kaldık.
Mis gibi toprak kokan bir yağmura.
Bazen ıhlamur, bazen leylak kokan kent akşamlarına.
En çok da insanlığı özledik.
Öldü mü ne oldu?
Hiç haber alamıyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.