KAVGA ETMEDEN
KAVGA ETMEDEN
“Barışmayı bilmeyenler kavga etmesin” Süleyman Demirel’in söylediği bu söz üzerinden devam edeyim. Kavga etmek, dövüşmek, saldırmak, sözlü saldırılarda bulunmak son yıllarda insanların saldırganlaşmasını nereye bağlamak gerekir doğrusu ben bunu bilemiyorum. Ama şunu söylemek isterim. ‘Fevri’ davranmamak gerekir. Bilip bilmeden, acil kararlar vererek, ani çıkışlar kesinlikle yapılmamalı. Çünkü insanlar bu aralar barut gibi. Çakmağı çaktığımız anda parlıyorlar ve telafisi olmayan hadiseler yaşanabiliyor.
İmam Gazali; “Makbul söz söyle, güzel konuşmaya çalış. Seni dinleyenin olduğu takdirde konuş” diyor. Kavga etmek için bahane üretmek çok kolay biri size “niye yan baktın” dediğinde bu söze verilecek cevap çok önemli. “Sana ne lan” denildiğinde kavganın fitili ateşlenmiştir. Artık kavga başlamıştır. Yaralamanın dışında en kötüsü ölümlü olan kavgalardır. Çok dikkatli olmalıyız. Kavgayı başlatmadan önce kavga sonrası ne gibi durumlarla karşılaşılacağıda düşünülmelidir.
Sosyal medya üzerinden yapılan sözlü saldırılar yüzünden, kavga edenlerden daha çok mahkeme yoluyla mücadele edildiğini görüyoruz. “Sen bana hırsız dedin” veya “sen bana şerefsiz dedin” gibi aşağılama maksadıyla kullanılan sözcükler yüzünden mahkeme koridorları dolup taşıyor. İnsanlar çirkin sözler söylemeden, kavga etmeden, mahkemelik olmadan pekala bazı sorunları karşılıklı çözüme kavuşturabilirler. Bu durumlarda eleştirmek başka, aşağılamak başka bir şeydir.
Ne yazık ki, kavgalar gürültüler günlük yaşantımızda hep vardı olmaya da devam edecek.Tabi ki olmasından yana değiliz. Kavgayla gürültüyle hiç bir sorun çözülmemiştir. Eğer çözülmüşse de tarafların birbirleriyle el sıkışarak barışmalarından dolayı olmuştur. Uzun yıllar husumetli olanların kavgaları asla bitmez. Bizim burada dikkat edeceğimiz konu çok basit bir tartışmayı kavgaya dönüştürmemektir.
Yine sosyal medya üzerinden meydan okumalar, hakaretler, tehditler yapılmaktadır. Bu kesinlikle yanlıştır. Çünkü hiç tanımadığınız kişilerde bu duruma müdahale edince sosyal medya kavgası bitmek bilmiyor. Sosyal medyada rendavulaşıp kavga edenleri dahi gördük. Yapılan kavgaların din,siyaset ve futbol üzerinden yapıldığını görüyor olmak daha üzücü. Biz bir partinin genel başkanı, bir futbol takımının oyuncusu ve din görevlisi değiliz. Bizim bu üç unsur hakkında seviyeli olmamız gerekir. Tartıştığımız kişinin bu üç unsuru inatla savunması onun hiç bir şekilde yeni bilgilere açık olmadığını anladığımızda tartışmaya son vermeliyiz.
“Lambada gaz yok, fitil ne yapsın. Kafada akıl yok fikir ne yapsın” tek dertleri kavga olanlar bizim meclisimizden uzak olsunlar. Aslında, tartışmaların sonrasında kavga çıkması eleştirmeyi sevip eleştirilmeyi sevmeyen kişiler tarafından yapılmaktadır. Kim olursa olsun saygılı bir karşı eleştiri karşısında kavga etmeden aynı üslupla karşılık verilmesi halinde hiç bir sorun yaşanmayacaktır. Her hangi bir işin başında yetkili birisi olabilirsiniz. Bu demek değildir siz her şeyi söyleyebilirsiniz ama size hiç kimse bir şey söyleyemez. Böyle bir şey yok, veya uzun yıllar burada kalacaksınız diyede bir şey yok. Başarılı olamadığınız taktirde hem eleştirilere boyun eğeceksiniz hemde gitme vakti gelmiştir deyip biletinizi alıp gideceksiniz. Daha fazla diklenmeye hiç gerek yok.