19 Temmuz 2026, 05:43:12
Dolar 47,1623
Euro 53,9803
Altın 6.093,03
BİST 13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 28°C
Parçalı Bulutlu
Tekirdağ
28°C
Parçalı Bulutlu
Cts 30°C
Paz 29°C
Pts 29°C
Sal 31°C

BİR YIL BİTERKEN KİM KALDIK

Bir Yıl Biterken Kim Kaldık?

Bu yıl bitiyor…

Takvim yaprakları düşerken hepimiz aynı dileği tutuyoruz:

“Geçen yılın yorgunluğu, hastalığı, kırgınlığı geride kalsın.”

Bu dilek masum.

Bu dilek insanî.

Ama yeni bir yıla girerken, sadece takvimi değil, kendimizi de gözden geçirmek gerekiyor.

47 yaşındayım.

Bu topraklarda doğmuş, bu kültürle büyümüş bir kadınım.

Hayatım; doğumdan ölüme kadar bizi biz yapan ritüellerle şekillendi.

Bir çocuk doğar…

Kırkı çıkar, mevlüdü okunur.

Erkek çocuk sünnet olur.

Kız ya da erkek, Kur’an’la tanışır, hatim indirir.

Ve bayramlar gelir…

Ramazan Bayramı…

Sabah erken kalkılır.

El öpmek vardır, harçlık vardır, affetmek vardır.

Kurban Bayramı…

Paylaşmak vardır.

Komşunun kapısını çalmak, ihtiyacı olana uzanmak vardır.

Bayram; süs değil, bağdır.

Son yıllarda başka ritüeller de hayatımıza girdi.

Dünyanın başka yerlerinde anlamı olan bayramlar…

Kabaklar oyuldu, yumurtalar boyandı, çamlar süslendi.

Ve ben şunu fark ettim:

Mesele bunların yapılması değil, neden bu kadar sahiplendiğimiz.

Çünkü aynı anda, bayram sabahı el öpmeyi bilmeyen,

sahura kalkmanın ne demek olduğunu tatmamış bir nesil büyüyor.

Kısa bir hikâye anlatayım:

Dünyanın bir ucunda bir kız çocuğu var.

Yeni bir gün için erkenden kalkıyor, yumurta boyuyor.

O yumurta onun kültüründe bir anlam taşıyor.

Bu tarafta bir çocuk var.

Sahur için annesi uyandırıyor.

Uykulu ama huzurlu…

O da bir geleneğin içinde büyüyor.

İki çocuk da aynı duyguyla besleniyor aslında:

Aidiyet.

Yeni yıl meselesi ise başka…

Yeni bir yıla girerken dilek tutmak, umut etmek güzel.

Ben de diliyorum:

Geçen yılın kötülükleri burada kalsın.

Ama yeni yıl, aynı zamanda bir yaş daha almak demek.

Bir yıl daha sorumluluk, bir yıl daha bilinç demek.

Ben yabancı kültürlere saygılıyım.

Onların bayramlarını kutlarım, onlar da benimkileri.

Bu karşılıklı bir nezakettir.

Ama yeni yıla girerken şunu hatırlatmak istiyorum:

Başkasının ritüelini bilmek zenginliktir.

Kendi ritüelini unutmak ise kayıptır.

Bu yıl biterken,

sadece eski defterleri değil, köklerimizi de kapatmayalım.

Yeni yıl; umut getirsin.

Ama bizi bizden koparmasın.

Çünkü kabak oymak kolaydır…

Ama kök salmak emek ister.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.