BİR YERLERDE BİR ŞEYLER KALMIŞ OLMALI
BİR YERLERDE BİR ŞEYLER KALMIŞ OLMALI
Zaman ,filmi geriye sarmış gibi işliyor.
Halbuki biz insanlar,ortaçağı gelmiş yaşanmış bitmiş bilirdik.Öyle olması lazım gelmeli değil mi?
O halde bu kör karanlığı bu organize kokuşmuşluğu neyle açıklamalı?
Modern ortaçağ mı diyeceğiz?
Ne diyeceğiz?
Bu zifir hangi şafağın?
El yordamına dahi izin vermeyen bu öldürücü karanlıkta bizi böyle fenersiz bırakan nedir?
Bu katmerli tıkanmışlık bir serap olmalı…
Bir yerlerde bir şeyler kalmış olmalı…
Kaderin ters köşe yaptığı insanlar koleksiyonuna dönmüş dünyada nasıl olmuşşa çalım atıp aradan sıyrılmış bir TALİH kalmış olmalı…
Bunca entrika bu kadar düzen… Bu kadar Bizans çok fazla değil mi?
Bir yerlerde bir FATİH kalmış olmalı…
İstikbalin tarihçisine yazacak hiçbir şey bırakmayacak kadar Asalet yoksunu manşetlerde boğulmaya tutsak mıyız ki..
Bir kalem hiç olmazsa kırık bir KILIÇ kalmış olmalı….
Gözlerimiz de unuttu konuşmayı…
Herkesin yüz çizgileri bir tornadan çıkmış gibi nasıl da aynılaştı?
Kimler nereye gömdü bu GÖNÜLLERİ?
Küflenmemiş bir SÖZ toprak olmamış bir KELÂM kalmış olmalı…
Süvarileri topluca Atları tek tek vurdular.
Rüyamıza dahi girmesinler için…
Oysa bir yerlerde DEMİRDEN BİR ÜZENGİ kalmış olmalı…
Kumpaslarla isimleri,kan ile resimleri ve pis gülüşlerle cisimleri siliyorlar.
Yunan Panteonuna çevirdikleri memlekette nereye dönsek bir Tanrıya çarpıyoruz..
Kime tapıcağımızı şaşırdık bu put festivalinde..
Bir titreyip kendine dönmeye bakardı oysa…
Gözümüz açılırdı belki..
Kendi kendimize belki şöyle konuşurduk:
İsmi olan bir MİLLET resmi olan bir VATAN cismi olan bir DEVLET kalmış olmalı…
Bu çoraklık bizim SON SAHNEMİZ olamaz.
Bir yerlerde bir KAYIN AĞACI olmalı…
Olmalı…
BİR YERLERDE BİR ŞEYLER KALMIŞ OLMALI