DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 4°C
Kar Yağışlı

ADALETİN OLMADIĞI YERDE

29.06.2021

ADALETİN OLMADIĞI YERDE…
Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar, öğrenci “Ali” diye cevap verir. Öğretmen bir anda, “Defol bu sınıftan, bir daha asla dersime gelme” der. Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir, neye uğradığına şaşıran Ali de sınıfı terk eder. Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir, hiç birinden tek bir ses bile çıkmaz.
Hoca sınıftaki sessizlikle beraber ileri geri yavaş yavaş dolaşmaya başlamış, bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınıyor, başlamış derse.
Hoca: “Kanunlar ne için vardır?” diye sorar ve ders başlar…
Bir çok cevap gelmiş, bir öğrenci düzeni korumak, diğeri toplumda yaşayan bireylerin hak ve hürriyetini sağlamak için, öbürü yaşam haklarını idame ettirmek, bir başkası devlete güveni, o devletin saygın bir vatandaşı olduğunu göstermek için, bir diğeri her yerde hakkını yasalar çerçevesinde arayacağını bilmek ve devletin vatandaşına haklarını nasıl arayacağını göstermek için…
Hoca, “Başka?” diye tekrar sorunca bir öğrenci de “Adalet için” diye cevap vermiş.
Bu cevabı verene hoca parmağı ile işaret ederek işte aradığım cevap bu dercesine “peki az önce arkadaşınıza adaletsiz davrandım mı?”, herkeste aynı cevap “evet hocam”.
Öğretim görevlisi sınıf kapısını açarak dışarıdaki öğrencisini içeri alır ve teşekkür edip yerine geçebileceğini söyler, herkes bunun bir senaryo, oyun olduğunu anlar.
Fakat hoca son sözlerini söylememiştir henüz;
“Peki buna hepiniz şahit oldunuz, neden tepki göstermediniz, bir açıklama istemediniz, arkadaşınızın hakkını savunmadınız?”
Herkes susar çıt yok. Hoca, “bakın sevgili arkadaşlar, bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var, bunu size 100 saat sınıfta ders versem anlatamazdım” der ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.
“Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde olmayın, o yılan bir gün mutlaka sizi de sokacaktır.”
“Adaletsizliğe şahit olup göz yuman insanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumdur.”
“Bir şahsa karşı yapılan haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdit demektir.”
Hukuk fakültesindeki bu dersten, özellikle hocanın son sözlerinden keşke hem fert, hem de toplum olarak bizler de gereken dersleri almış olsaydık.
Adaletsizliğin, hukuksuzluğun, keyfiliğin zirve yaptığı, uyduruk sebeplerle ve tamamen siyasi gerekçelerle çıkarılan KHK ucubeleriyle yüzbinlerce insanın işlerinden edildiği, hayatlarının alt üst edildiği özellikle son beş yılda yaşananlara karşı toplum olarak “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” sessizliğinde olmasaydık.
Montaigne’nin dediği gibi, “Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.”
Olmadığı da son günlerdeki gelişmelerle, rezaletlerle, danışman görünümlü p…nk haberleriyle zirve yapmış durumda.
Tabii ki, bütün bu yaşananlara siyasi at gözlükleriyle bakmadan görebilenler için.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.