DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ °C

TÜRKİYE’DEKİ MÜLTECİLER

23.01.2023

İran’da ki protestolar devam ederken Türkiye’de ki İranlı mültecilerde diken
üstünde yaşıyor. Sınır dışı edilen mülteciler için hayat yoksulluk ve ölüm demek.
İran’dan Türkiye’ye göç edenlerin sayısında ciddi bir artış gözlenmektedir. İran
İslami rejiminin baskılarından kaçarak soluğu Türkiye’de alan mülteciler
her an yakalanma korkusuyla yaşamaya çalışmaktadırlar. İranlı mültecilerin
“İran’da ki protestoların sadece İslam rejimine değil siyasal İslam’a karşı
olduğunu” söylerken “Kadın, yaşam, özgürlük sloganı sadece İran için değil
tüm dünya için. Siyasal İslam’la yönetilen ülkelerin yönetimleri İran’da ki
protestolardan korkuyor” demektedirler. İranlı mülteci Abdolreza Dehghan
“Protestolarda binlerce insan öldürüldü, binlercesi ise idam cezası aldı.
Türkiye’den sınırdaşı edilen idam ediliyor ya da hapse atılıyor. İran’ da
idam var. İşkence var. Benimde sonum ne olacak bende bilmiyorum” diyor.

Uluslararası Af Örgütü Şubat 2022 tarihli açıklamasına göre Türkiye’de
yaklaşık 6 milyon mülteci barınmaktadır. Umudunu zor koşullara rağmen
yitirmeyen mültecilerin tek amaçları var. İyi bir hayat yaşamak. Bilindiği
üzere İran’da başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin ihlal
edildiği idamların ve işkencelerin geçen yıla göre arttığı gözlenmektedir.
Halen rejimden kaçarak Türkiye’ye sığınan İranlıları görmekteyiz. Bir yılı
aşkın süredir Türkiye’de yaşamak zorunda kalan mültecilerin sağlık, barınma,
beslenme ve eğitim gibi olanaklardan dört dörtlük faydalandıklarını söylemek
zor. Bir mülteci için ülke sınırlarını aşarak hiç tanımadığı bilmediği bir başka
ülkede yaşamaya çalışmak çok zor olsa gerek.

Mülteci kime diyoruz, Göçmen kime diyoruz. Uluslararası hukukta “mülteci
kavramı, vatandaşı olduğu ülke dışında olan ve ırkı, dini, tabiiyeti, belirli
bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncesi nedeniyle zulme
uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkeye
dönemeyen veya dönmek istemeyen kişileri kapsamaktadır.” Yine uluslararası
hukukta “göçmen hem maddi ve sosyal durumlarını iyileştirmek hem de
kendileri veya ailelerinin gelecekten beklentilerini arttırmak için başka bir
ülkeye veya bölgeye göç eden kişi ve aile fertlerini kapsamaktadır.”

İnsanlar sadece günümüzde değil yüzyıllar boyunca göç hareketlerine maruz
kaldılar. Bunların başında gelen nedenler; soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar,
savaşlar, mübadeleler, doğal afetler ve ekonomik sorunlar gibi, farklı nedenlerle
insanlar ana yurtlarından kopsa da, büyük kitlelerin zorunlu göçü 20’nci yüzyılda
balkan savaşları ile başlamış ikinci dünya savaşı ile en üst seviyeye ulaşmıştır. Peki
günümüze baktığımızda tablo farklı mı, tabi ki değil. Ortadoğu’da yaşanan savaşlar
yüzünden Dünya en büyük mülteci ve göçmen krizine sahne olmaktadır. Mültecilerin
ülkelerinden bir başka ülkeye geçişleri sonrası karşılaştıkları en büyük sorun işsizlik,
yetersiz yiyecek, sağlık ,eğitim, dil sorunu ve kültürel uyumsuzluk gibi sorunlarla
karşılaşmaktadırlar. Türkiye’nin bu kadar çok mülteciye ev sahipliği yapması ülkenin
ekonomik yükünü de zora sokmaktadır. Türkiye’de mültecilerin birçoğu çalışıyor
olsa da Türkiye’nin ekonomisine yaptıkları katkı yeterli değildir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.