19 Temmuz 2026, 11:38:35
Dolar 47,1623
Euro 53,9803
Altın 6.093,03
BİST 13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 30°C
Açık
Tekirdağ
30°C
Açık
Cts 30°C
Paz 29°C
Pts 29°C
Sal 30°C

AKRAN ZORBALIĞININ TATİLİ YOK

Akran Zorbalığının Tatili Yok

Okullar yeniden açıldı. Ziller çaldı, derslikler doldu, yeni eğitim yılı başladı. Ama bir sorun var ki yaz tatili bitmiş olabilir, ders tatili bitmiş olabilir; akran zorbalığının tatili yok. Her gün, her teneffüs, her koridorda kendini yeniden üreten bu sorun, sadece birkaç öğrencinin geçici davranışlarıyla açıklanamaz. Çünkü akran zorbalığı, kökleri evde, dalları okulda büyüyen derin bir toplumsal yaradır.

Zorbalığın Evdeki Kaynağı

Bugün birçok çocuk arkadaşını itiyor, hakaret ediyor, dışlıyor hatta darp ediyor. Hatta son yıllarda basına yansıyan örneklerde, öğrenciler arasında bıçaklama ve ağır şiddet vakaları bile görülüyor. Bunları “çocukluk kavgası” diyerek hafife almak, geleceğimizi hiçe saymaktır.

Şunu görmezden gelemeyiz: Zorbalık okulda baş gösterse de evde öğrenilir. Çocuğun ilk öğretmeni annesi ve babasıdır. Evde kullanılan dil, okulda davranışa dönüşür. Babasının ağzından “Sen adam olmazsın” sözünü duyan bir çocuk, bu küçümsemeyi hayatının gerçeği haline getirir. Evde öfkenin, sevgisizliğin, bağırmanın normal olduğu bir ortamda yetişen birey; okulda da aynı dili arkadaşına yansıtır.

Dolayısıyla ebeveyn kendi hayatından zorbalığı çıkarmadığı sürece, çocuk da okulda zorbalığı terk etmeyecektir. Bu, eğitimcilerin veya disiplin kurullarının tek başına çözebileceği bir mesele değildir; öncelikle aile terbiyesinin yeniden inşasıyla mümkündür.

Eğitimden Beklentiler ve Yanılgılar

Bir başka acı gerçek de eğitimden beklentilerimizin giderek yüzeyselleşmesidir. Çocuklarımızın çoğu için okul, öğrenme ve gelişme alanı olmaktan çıkmış, yalnızca “bir sonraki tatilin kaç gün sonra geleceğinin hesaplandığı” bir mecburiyet haline gelmiştir. Bu bakış açısı, çocukları sadece bilgiye değil, hayata da yabancılaştırıyor.

Oysa eğitim, tatili beklemek değil; hayatı anlamlandırmak için vardır. Gerçekten nitelikli bir eğitimden beklentimiz; sınav başarısı, diploma ya da meslekten ibaret olmamalıdır. Eğitim, bireyin kendini tanımasını, empati kurmasını, değer üretmesini ve toplumuna katkı sunmasını sağlayan bir süreçtir. Tatili hesaplayan değil, insanlığı hesaplayan nesiller yetiştirmek zorundayız.

Çözüm: Evde Dil, Okulda İklim Değişmeli

Akran zorbalığını önlemek için disiplin cezaları tek başına yeterli değildir. Çocuğun kalbine sevgiyi, zihnine bilgiyi, davranışlarına saygıyı koymadan hiçbir sistem başarılı olamaz. Bunun için üç sac ayağına ihtiyaç var:

1. Evde dilin değişmesi: Ebeveynler küçümseyen, kırıcı, sevgisiz dili terk edip yerine sevgi, güven ve sınır koyabilen bir yaklaşım koymalı.

2. Okulda iklimin değişmesi: Okullar sadece bilgi aktaran kurumlar değil; empati eğitimi, çatışma yönetimi ve duygusal dayanıklılık kazandıran alanlar olmalı.

3. Toplumsal farkındalık: Sağlık, adalet ve medya kurumları bu olayları hafife almamalı; küçük görünen bir zorbalığın gelecekte bir felakete dönüşebileceği bilinciyle hareket etmeli.

Sonuç

Bir çocuğun eline bıçak vermek kadar, diline hakaret yerleştirmek de aynı ölçüde tehlikelidir. Eğer geleceğimizi gerçekten korumak istiyorsak, ebeveynler kendi hayatlarından zorbalığı çıkarmalı, eğitim sistemi ise nitelikli beklentiler üzerine yeniden inşa edilmelidir. Çünkü akran zorbalığının tatili yoktur; ama sevgiyle büyütülen çocukların geleceği vardır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.