DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 20°C
Çok Bulutlu

TEKİRDAĞ TABİP ODASI HÜKÜMETİ UYARDI

TEKİRDAĞ TABİP ODASI HÜKÜMETİ UYARDI
16.09.2020
14

Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Doç.Dr.Gamze Varol Süleymanpaşa ilçesinde basın açıklaması yaparak şunları kaydetti:”Bugün bir anma, bir paylaşım, bir farkındalık için bir araya geldik.
Ve derin üzüntü içindeyiz. Binlerce vatandaşımız vefat etti, onlarca sağlık çalışanı yaşamını yitirdi.
Bu giydiğim kıyafeti hergün giyiyor sağlık çalışanları… Hergün… en az 8 saat, hatta 24, hatta 36 saat…
Öldük, ölüyoruz. Başka söze gerek yok, tükendik. Yaşatmak için yaşamalıyız.
Sağlık çalışanları çok zor şartlarda ölümüne çalışıyor. Tükeniyor. Sağlıklı ve güvenli
ortamlarda çalışmak, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz.
Sadece hekimler ve sağlık çalışanları değil, babalarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz ölüyor.
300 bine yakın kişi COVID-19 tanısı aldı 7 binden fazla vatandaşımız yaşamını yitirdi..
Ve dün 1716 kişi daha hasta oldu, 63 yurttaşımız da yaşamını yitirdi. Bunlar sadece birer
rakam değil… Bir anne, bir baba, bir evlat öldü.
Bakın, bir uçak düşse günlerce haber olur, manşetlerden inmez … ama dostlarım 6 aydır her
hafta bir uçak düşüyor neredeyse… Artık rakamlar verilmiyor bile… Ekonomik kaygılar salgın
ile mücadelenin önüne geçti. Erken yeniden yeniden açılma nedenli daha çok olduğunu
bildiğimiz ama resmi olarak açıklanan rakamlarla dahi her gün 50’den fazla yurttaşımız,
önlenebilir bir hastalık olan COVID-19’dan hayatını kaybediyor.
Bizler tabip odası yöneticileri, üyeleri; COVID-19 Salgın ile mücadele sürecinin bilimsel
yöntem, şeffaf veri ve ilgili tüm kesimlerin katılımı ile etkin ve koordineli bir anlayışla
yönetilmesini istiyoruz.
COVID-19 salgını ve mücadele sürecinin bugüne kadarki yönetim biçimini yetersiz ve kaygı
verici buluyoruz.
Ülkenin en önemli ve gerçek gündeminin COVID-19 salgını olduğunun kabul edilmesini ve
ülkeyi yönetenler başta olmak üzere tüm kişi ve kurumların bu gerçekliğe uygun tutum
almasını istiyoruz.
Ülkeyi yöneten yetkili kişi ve kurumlar salgın tedbirleri, salgın bütçesi, salgın koordinasyonu,
salgın planlaması konusunda acil, kapsayıcı ve inandırıcı bir program uygulamalıdır.
Hükümet bir an önce, TTB ve TTB uzmanlık dernekleri ile birlikte COVID izleme heyetimizin
birikimini ve önerilerini paylaşabileceğimiz bir zemini oluşturulmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nın başta TTB olmak üzere bütün sağlık meslek odaları, sağlık sendika ve
dernekleri ile birlikte “COVID-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi” oluşturmasını talep
ediyoruz.
Tamam, maske, hijyen, mesafe önemli ancak şu da bir gerçek ki hiçbir salgın vatandaşların
bireysel çabalarıyla önlenemez. Bireysel tedbirler merkezi ve kapsamlı bir irade ve güven
verici kararlarla birlikte uygulanmalıdır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, il Hıfzıssıhha kurullarını
işlevli kılmalı, başta Belediyeler ve kent konseyleri olmak üzere işçi-memur sendikaları,
hemşeri – köy derneklerinden, kültür sanat dernek ve vakıflarına kadar bütün demokratik
kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katmalıdır.Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının ölüm – kalım savaşına dönüşen COVID-19
mücadelesinde yalnız bırakılmayacakları, korunacakları, maddi ve manevi olarak
desteklenecekleri bir ortam yaratılmalı; hastalanan ve vefat eden arkadaşlarımızın durumu
“meslek hastalığı” olarak kabul edilmelidir.
Salgının yaygınlaştığı ve uzun süreceğinin yadsınamaz hale geldiği bu dönemde:
Hekimler ve sağlık çalışanlarının çalışma süreleri virüs yükünü düşürebilmek için düzenlenmelidir, dinlenme yer ve zamanları pandemi göz önünde bulundurularak
yapılandırılmalıdır. Yeterli sayıda kişisel koruyucu ekipman sağlanmalı ve bu konuda hiçbir aksama yaşanmamalıdır.
Çalışma yaşamı, ulaşım, eğitim başta olmak üzere toplu bulunma ortamlarına dair insan
yaşamını önceleyen, insan emeğinin değerini koruyan yasal ve idari düzenlemelerin hak kaybı
yaratmadan ve en dezavantajlı, yoksul kesimleri – emekçileri gözeterek ivedilikle yapılmalıdır.
COVID-19 salgını ile mücadele gerçekler üzerinden, olağandışı durum tanımıyla ve bir
seferberlik ruhuyla yönetilmelidir.
COVİD-19’dan yaşamını yitirmek Sağlık Çalışanlarının fıtratında değildir.
COVID-19 salgını mücadelesinde başarı; Akıl ve bilim temel alınarak, gerçekleri konuşarak,
filyasyon ve test süreçlerini çok iyi yöneterek, tedavi ortamını iyileştirip, sağlık çalışanlarını
motive ederek sağlanır.
Sözlerime son verirken, salgının başlangıcından bugüne dek 30 bin sağlık çalışanı enfekte oldu, 91 sağlık vefat etti, 39’u hekim… Bu veriler ancak ulaşabildiklerimiz.
Salgının giderek yaygınlaştığı bugünlerde daha çok kayıp vermek istemiyoruz, diyoruz ki yukarıdaki önerilerimizi dikkate alınız, Suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkarak salgın yönetilirse kayıplarımızın vicdani yükünü yüreklerinin en derinlerinde hissedebilmeleri için karar vericilerin sorumluluğunu her gün ama her gün hatırlatacağız.
Tükenmek değil, üretmek, sevmek, iyileştirmek, YAŞAMAK istiyoruz.
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞINI KORUMAK YAŞAMI SAVUNMAKTIR.
ÇÜNKÜ BİZLER YAŞAMADAN YAŞATAMAYIZ Kİ.” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.