DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 31°C
Açık

Sağlık ve Gıda Hareketi Tekirdağ İl Temsilcisi Nail Bayrak ile özel röportaj

Sağlık ve Gıda Hareketi Tekirdağ İl Temsilcisi Nail Bayrak ile özel röportaj
02.12.2019

RÖPORTAJ : Mustafa ÖKLÜK

Soru: Sağlık Ve Gıda Güvenliği Hareketinin Tekirdağ temsilciliğine seçildiniz, bu hareketin amacı nedir?
— kısaca şöyle özetleyebilirim. Sağlık ve gıda güvenliği sorunlarına karşı araştırma, bilgilendirme, bilinçlendirme ve belgelendirme çözümleri üretmektedir.

Soru : SAĞLIK NEDİR?
— Dünya Sağlık Örgütü sağlığı şu şekil tanımlıyor. Bireyin yalnızca hastalık veya sakatlık durumunda olmaması değil aynı zamanda bedensel ruhsal(nental), sosyal yönden tam bir iyilik durumunda olması olarak tanımlar.

Soru:Tarihi geçmiş ilaçların atılması çevreye ne gibi zararlar veriyor?
— İlaçlar katı atık yöntemi ile toplansa da izolasyon sağlanmış alanlara da gömülseler yine de doğaya karışabiliyorlar. Evde kullanmadığımız günü geçmiş ilaçları asla tuvalete veya çöpe atmamalıyız. Bu ilaçlar çevreye büyük zarar veriyor. Öncelikle ilaçlar bilinçli kullanılmalı, israf edilmemeli.  O zaman böyle sorun olmayacaktır. Atık ilaçların atılabileceği kutular hazırlanıp eczaneler ve sağlık merkezlerine dağıtılmalı, bu organizasyonu devlet, belediyeler, sivil toplum kuruluşları müşterek katkı ve çalışmaları ile yapmalı.

Soru: Şeker hakkında çok konuşuluyor. Şeker gerçekten bu kadar zararlı mı?
— Fransız bilim insanlarının yaptığı araştırma günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin kansere yakalanma riskini %18 arttığını gösterdi. Araştırma çerçevesinde yüzde beşten fazla şeker içeren meyve suyu, meşrubat meyveli süt enerji içecekleri şekerli çay ya da Kahve kanser riskini arttıran gruba dahil edildi. Bilim insanları şekerli içeceklerin kanser riskini arttırmasının nedeninin kan şekeri seviyelerinin yükselmesi olabileceğini belirtirken bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine işaret etti.

Soru: Günümüz çocukları doğru beslenebiliyor mu?
— Öncelikle şu bilinmelidir. Yemek temel ihtiyaçtır. Yaşamımız için gereklidir. Çok yemek yemenin gerekli olmadığı öğretilmelidir. Öncelikle çocuklara mutlaka su içme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuklar çantalarında plastik şişede su taşıyorlar ve bittikçe anneleri aynı  şişeye su koyuyorlar o şişeler bir kullanımlıktır. Su sudur suyun yerini hiçbir şey tutamaz. Göz ardı edilen diğer konu ise içeceklerdir. Yemek yerken yanında içecek olması zorunlu değildir. Çocuklara böyle bir alışkanlığı kazandırmaya gerek yoktur.  İstenildiği takdirde su veya ayran tüketilebilir. Taze sıkılmış olsa bile meyve suyu yararlı değildir. Meyveler bence önce elma sirkesi ile iyice yıkanmalı ve kabukları ile tüketilmelidir. Meyveler sıkılınca vitamin ve mineral değerleri azalır. Böylelikle çocuklara saf şeker içirmeken farkı kalmaz.

Soru: Çocukların daha sağlıklı olması için neler yapılmalı?
— Bugün zararlı gıdaların bir çoğu renkli paketlerde satılıyor çekiciliği olsun diye. Renklerin insan psikolojisine etkisi çok bu konuda bilimsel çalışmalar var. Okul kantinlerinde taze meyveler satılmalı hazır gıdalar azaltılmalı. Aileler sağlıklı beslenme konusunda bilgili olmalıdır. İnsan yetiştiriyorsun çok önemli bu. Tarhana çorbasını unutan bir nesil var. Evde kendi turşusunu kuran bir nesil olmalı. Kanserin en büyük düşmanı asittir. En sevdiği ise şekerdir. Çocuklar sabah neden zor uyanıyor? Gece niçin geç yatıyorlar? Eğitim, eğitim. Sürekli eğitim. Sevdirerek göstererek öğretmek. Sömürge aydını yetiştiren ezberci, teste dayalı dershaneci eğitim sistemi bilim teknoloji ve sağlıklı yaşam tarzı önündeki en büyük engeldir. Sigaraya bağlı ölüm de dünya ikincisiyiz.

Soru: Sağlıklı oda nasıl olmalı?
— Uyuduğumuz oda mutlaka karanlık olmalı,Aydınlık ortamda uyuyan kişi yorgun bitkin ve sinirli olur. Melatonin hormonu saat geç olsa da hava kararmadıkça gece mesaisine başlamaz ve sabaha doğru kan şekerimiz kan basıncını ve vücut ısısının yükselmesini koordine ederek bizi güne hazır hale getirir. Bütün geceyi koordine eder. Uyuduğumuz oda rahat, eşyası az olmalı,toz tutan eşyalar oyuncaklar cep telefonu elektronik eşyalar bulunmamalı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.